Mecidiyeköy’ün Sıcak Dokunuşlarıyla Fotoğrafa Adanmış Bir Hayat

Merhaba, ben Selin. Güneşin batışına yakın saatlerde, Büyükdere Caddesi’nde adımlarken, kalabalığın içinde kaybolmuş olabilirsiniz. Dalgalı kestane rengi saçlarımın rüzgârda nazikçe savrulması ve derin mavi gözlerimle bu yoğun şehir temposundan bir an olsun sıyrılmak için fotoğraf makinemi hazır tutarım. İlk baskı Leica’m, küçük detayların peşinden koşarken yanımdan ayırmadığım tek dostum.

Mecidiyeköy’ün sokak sanatını ve gizli çekim noktalarını keşfetmek, gerçekten nefes kesici. Burada, Cevahir Alışveriş Merkezi’nin yakınında, sokakların büyüsüne kapılırsınız. Küçük Prens Kafe ise, buluşmalar için sıcak bir atmosfer sunar; burası kalabalığın ortasında bir huzur köşesi. İstanbul’un en hareketli ve karmaşık kent yaşamının özeti denebilecek yerlileri, kozmopolit bir yapıyı bu bölgede bulabilirsiniz. Şişli, Levent ve Beşiktaş gibi yakın bölgelerle iç içe yaşamın dinamik bir kesişme noktasındasınız.

Şehir kalabalığı içinde, altın saatlerde yakaladığım sakin anlar benim ruhuma dokunan bir şiir gibi. Eğer siz de benim gibi duygusal ve sanatsever biriyseniz, özel anılarınızı ölümsüzleştirmek için bir araya gelebiliriz. Mecidiyeköy’deki bu hareketli yolculuğa benimle çıkın. Farklı bir bakış açısıyla, anılarınıza derinlik katmak ve duygusal bağlar kurmak için buradayım.

Şimdi, fotoğraf sanatçısı olarak size özel bir deneyim sunmak için hazır olduğumu bilmenizi isterim. Bu eşsiz anları birlikte yakalamak, kalbinizi ve ruhunuzu besleyecek. Mecidiyeköy’ün bu büyülü atmosferinde sizi bekliyorum.