Merhaba, ben Elif. Akşam saatleri yaklaşırken, Halaskargazi Caddesi’nin ışıkları gökyüzünde yıldızlar gibi titreşirken, Şişli’nin kalbine adım atıyorum. Düşlerimdeki restoranın peşinde koşarken, kedim Tarçın’ın yanımda yumuşacık mırlamalarını duyuyorum. İçimdeki yorgunluğu, karşılamasını sevdiğim bu samimi ve şefkat dolu şehirde bırakıyorum.
Kendimi anlatarak başlayayım. Uzun, dalgalı kestane saçlarım omuzlarıma serilirken, derin ve anlamlı kahverengi gözlerimle dünyayı keşfetmeyi seviyorum. Fit ama dolgun hatlara sahibim ve gündelik şıklığı tercih edenlerdenim; bugün üzerimdeki şık blazer ceketim ve yırtık kot pantolonumla sokakları arşınlıyorum. Şişli’nin renkleri birer nota misali içime dolarken, keşiflerimde bana katılmanı diliyorum. Belki bu yolda, Cevahir Alışveriş Merkezi’nde küçük bir mola verip ardından MOC İstanbul – Şişli’de bir kahve eşliğinde sohbet edebiliriz.
Şişli, modern ve kozmopolit yapısıyla hem alışveriş severlere hem de gastronomi tutkunlarına kucak açan bir yer. Beşiktaş’ın enerjisiyle bütünleşen, Mecidiyeköy’ün karmaşasını geride bırakan bu bölge, Nişantaşı’nın zarafetiyle harmonize olmuş durumda. Şişli’nin yerel lezzetleri, Şişli’de sürdürülebilir yemek hareketinin yükselişi ve gece hayatının ritmi bir araya gelerek adeta bir mozaik oluşturuyor. Bu mozaikte, sana gastronomi blogger’ı olarak rehberlik etmek ve tatların eşsiz hikayelerini birlikte deneyimlemek en büyük arzum.
Seni, Şişli’yi yeniden veya ilk kez keşfetmeye davet ediyorum. Bir akşamüzeri bu caddelerde bir araya gelmek, gastronomi ve kültürün iç içe geçtiği rüya gibi yolculuklara çıkmak istersen, sana yaşatacağım unutulmaz anlar için şimdiden heyecanlanıyorum. Ne dersin, bu yolda birlikte ilerlemek ister misin?